Preloader

Ağız kokum mu var?

Ağız kokum mu var ?

Almanya’ya giden bir uçakta, orta yaşlı bir adam yanıma oturdu. Koltuğuna oturmaya başladığı andan itibaren o rahatsız edici kokuyu aldım. Bir diş hekimi olarak, bu durumdan dolayı kendimi kötü hissettim. Ne zor bir durum. Çok iyi giyimli bir beyefendi ve iş adamı olduğu açıkça belli. Ama kötü nefesi yüzünden ona yaklaşamıyorsunuz. Ona nasıl söyleyeceksiniz? Söyleyemezsiniz, değil mi? Bu durum beni meslektaşları, arkadaşları ve ailesi hakkında düşünmeye sevk etti.

Kötü nefes, en hassas konulardan biridir ve bir başkasına bahsetmesi en zor konulardan biridir; bu durum, söz konusu kişinin kendini oldukça kötü hissetmesine neden olabilir. Eşiniz bahsettiğinde, belki bir tartışmaya veya kırgınlığa yol açabilir. Meslektaşınız bahsettiğinde, kendinizi berbat hissetmenize neden olabilir. Çocuğunuz bahsettiğinde, bunu çözmenin bir yolunu bulmaya çalışmanıza yol açabilir. Eğer arkadaşlarınız veya en yakın arkadaşlarınız bundan bahsediyorsa, bu sizi insanlardan uzaklaştırabilecek türden bir sorundur ve bazen o kadar özel bir konudur ki insanlar bunu yüzünüze söylemekten çekinebilirler.

Ağız kokusu sorunu eski çağlara kadar uzanmaktadır. Çok eski zamanlardan beri, ağız kokusu olan insanlar bu kötü kokudan kurtulmanın yollarını aramışlardır. Bazen bitki saplarını veya yapraklarını çiğnemişlerdir. Bazen insanlar günahkarların ağzının kötü koktuğuna inanmışlardır. Hatta Hipokrat, genç kadınlara ağızlarının güzel kokması için şarapla gargara yapmalarını ve anason tohumu çiğnemelerini söylemiştir.

Ağız kokusu nedir? Normal midir? Yoksa bir hastalık mıdır? Tedavisi var mıdır?

Bu soruların cevaplarına birlikte bakalım. Çünkü ağız kokusu olduğunu düşünen bir kişi diğer insanlardan uzaklaşmaya başlar ve onlarla yakın temastan kaçınır. Bu durum, ağız kokusu olan kişiyle aynı sosyal çevrede bulunan insanlar için gerçekten katlanılabilir bir durum değildir. Murat Aydın, bu durumu en anlamlı şekilde şöyle açıklıyor: “Eğer bir kişinin ağzında günün herhangi bir saatinde birden fazla kişi kötü koku fark ediyorsa ve bu durum en az birkaç ay boyunca sürekli veya aralıklı olarak devam ediyorsa, bu klinik tabloya, kendileri bu kokuyu fark etmeseler bile, ağız kokusu denir.”

Dünya Sağlık Örgütü sağlığı “Sağlık, sadece hastalık veya sakatlığın yokluğu değil, tam bir fiziksel, zihinsel ve sosyal iyilik halidir.” şeklinde tanımlar. Bu bakış açısından, ağız kokusunu, bireyin fiziksel, zihinsel ve sosyal iyiliğini içeren bu sağlık tanımına uyduğu için bir hastalık olarak adlandırabiliriz. Literatürde çeşitli sınıflandırmalara rastlamak mümkündür. Dr. Murat Aydın, ağız kokusunu Tip 0, 1, 2, 3, 4 ve 5 olarak sınıflandırır.

Tip 0: Fizyolojik ağız kokusu. Sabah uyandıktan sonra hissedilen ve birkaç saat içinde kendiliğinden geçen kokuyu tanımlamak için kullanılır. Bu durum hemen hemen her canlıda mevcuttur. Tedavi gerektirmez.

Tip 1: Dil kokusu. Dilinde kötü koku olan hastalar bu gruba dahildir. Bu, dilin arkasındaki kabarık çıkıntılar arasına yerleşen bakteriler ve kükürtlü amino asitler nedeniyle oluşan hoş olmayan kokulu bir gazdır.

Tip 2: Boğaz-sinüs kaynaklı ağız kokusu. Bu tür, burun, sinüsler ve boğazda uzun süreli bir enfeksiyon nedeniyle ağzın arkasından kaynaklanır.

Tip 3: Sindirim sistemi kaynaklı ağız kokusu. Bu, mide kaynaklı koku türüdür. Sindirim organları veya enzimler yiyecekleri düzgün bir şekilde sindiremediğinde, görev bakterilere düşer ve çürüme başlar. Bu sürecin yan ürünü olan gaz istemsizdir ve hasta tarafından ağızda kötü koku olarak hissedilir.

Tip 4: Akciğerlerden kaynaklanan ve “nefes kokusu” olarak da adlandırılan koku. İki şekilde ortaya çıkabilir. Birincisi, akciğerlerdeki bir enfeksiyon nedeniyle oluşan ağız kokusu hissidir. İkinci olarak, diyabet hastalarında, gut hastalarında, diyaliz hastalarında, hamile kadınlarda ve anestezi sonrası hastalarda görülen koku vardır.

Tip 5: Psikojenik kökenli ağız kokusu. Bu gruba giren hastaların ağızlarında aslında kötü bir nefes kokusu yoktur, ancak ağız kokusu konusunda takıntılıdırlar.

Post Banner 2464023162

Peki, tedavi nasıl olmalıdır?

  • Diş hekiminizi ziyaret etmeniz şarttır. Çünkü dişlerdeki çürükler, diş eti iltihabı, bozulan dolgular, kırık kron ve köprüler diş hekimliği ile tedavi edilmeli ve sağlığına kavuşturulmalıdır. Ağız hijyenine özen gösterilmeli ve dişlerin yanı sıra dil de fırçalanmalıdır.
  • Alkol içeren ağız gargaralarından kaçının (alkolsüz, antiseptik ve çinko içeren ağız gargarası örneği olarak Pharmol ZN verilebilir).
  • Çinko içeren diş macunu tercih edilmelidir. (Çinko içeren diş macunları alfabetik sırayla şunlardır: Colgate Sensitive, Ipana Expert 7, Ipana Pro Expert, Signal Integral ve Signal Nutriactive.)
  • Çinko içeren sakız (örneğin Karbonatlı Vivident) kullanılmalıdır.
  • Alkollü içeceklerin de önemli olduğunu unutmamak gerekir.
Di̇ji̇talleşen Dünyada Di̇ş Heki̇mli̇ği̇

Dünya son hızla her alanda dijitalleşiyor. Her alanda dijitale yöneliş, diş hekimliğine de damgasını vurmakta. […]

Braket Çeşi̇tleri̇

BRAKET ÇEŞİTLERİ Braket Çeşitleri Eğer hekim ve hasta, sabit ortodontik tedaviye karar verdiyse, metal veya […]

Sağlik Turi̇zmi̇ Ve Di̇ş Heki̇mli̇ği̇

SAĞLIK TURİZMİ VE DİŞ HEKİMLİĞİ SAĞLIK TURİZMİ VE DİŞ HEKİMLİĞİ İnsanlar; giderek daha fazla birbiri […]

Lami̇na Ve Gülüş Tasarimi

LAMİNA VE GÜLÜŞ TASARIMI LAMİNA VE GÜLÜŞ TASARIMI Lamina ve gülüş tasarımı, bir kişinin gülüşünü […]

Di̇yabet Ve Ağiz Sağliği

Diyabet ve Ağız Sağlığı Kontrol altında olmayan şeker hastalarının kan seviyelerindeki artmış glikoz miktarı, bakterilerin […]

20 Yaş Di̇ş Çeki̇mi̇

20 YAŞ DİŞİ (YİRMİ YAŞ DİŞİ) ÇEKİMİ 20 Yaş Diş Çekimi Ağızda en son süren […]